Çocuklar İçin Felsefe Nedir? (P4C)

Çocuklar İçin Felsefe Nedir? (P4C)

Hollanda’ya göç ettikten sonra, bir çoğumuz kendini yeniden inşa etti. Konfor alanımızdan ayrıldık, yeni bir dünya ile tanıştık. Kimi zaman içe döndük; pişmanlıklarımıza ve “iyi ki”lerimize baktık.

Hepimiz her an yoldayız aslında. Felsefe de bu değil mi zaten? Her an yolda olma hali… Biz göç edenler, en az bir defa kendimize “hayatın anlamı nedir?” diye sorduk. Henüz kendi yolunun başında olan çocuklarımız, bu soruları hayata geç kalmadan sorabilsinler diye P4C (Philosophy For Children and Communities)) eğitim uzmanı Dr. Nazlı Gören Ülkü ile “Çocuklar için felsefe” üzerine konuştuk.

Öncelikle biraz seni tanıyabilir miyiz?

11 yaşında bir oğlum, 3 yaşında bir kızım ve 7 yaşında bir kedim var. 2.5 sene önce eşimin işi nedeniyle İstanbul’dan, Eindhoven’e yerleştik. Akademisyen bir hukukçuyum. On sekiz senenin ardından üniversitedeki görevimden geçtiğimiz sonbaharda ayrıldım. Müzik, edebiyat, felsefe, masallar, kitaplar, bale, doğa beni çok mutlu ediyor.

İki sene kadar önce, oğlum Deniz’le sıradan bir uyku öncesi sohbetimizin, doğaçlama şekilde nefis bir felsefi diyaloğa dönüşmesinin ardından, kendime, ben bundan çok büyük zevk alıyorum, bu benim güçlü yönlerimden biri; peki ben bununla ilgili ne yapabilirim, sorusunu sordum.

Bu sorunun cevabının peşinden koştum ve karşıma hayatımı değiştiren P4C (philosophy for children and communities) pedagojisi çıktı. P4C Türkiye çatısı altında eğitimimi tamamlayarak, P4C eğitim uzmanlığımı aldım. Sonuç olarak, çok sevdiğim çocukları, kitapları, felsefeyi bir araya getirebildiğim ve beni inanılmaz mutlu eden bir işim var şu anda.

Ekim ayından beri değişik yaş gruplarıyla birlikte felsefe atölyeleri yürütüyorum. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi AUZEF Felsefe bölümünde öğrenciyim.

Çocuklar için felsefe nedir?

Çocuklar için felsefe, Amerikalı felsefe profesörü Matthew Lipman tarafından ’60’lı yıllarda geliştirilmiş bir pedagoji. 60 ülkede uygulanıyor. İngiltere’de 3000 okulun müfredatına dahil edilmiş durumda.

Felsefe atölyesi denince akla hemen akademik ve didaktik bir içerik geliyor. Halbuki bu pedagojide çocuklara felsefe tarihi ya da herhangi başka bir şey öğretilmiyor.

Çocuklar felsefe yapmayı, soru sormayı, sorgulamayı öğreniyorlar. Kolaylaştırıcının önceden hazırlığını yaptığı dinamik bir çerçeve içinde fikirlerini paylaşıyorlar. Yani burada bir grup diyaloğundan bahsediyoruz. Doğru, yanlış ya da saçma fikir yok. Saygıyla dinlenen ve üzerinde düşünülen farklı fikirler var.

Kaç yaşındaki çocuklarla felsefe atölyesi yapılabilir?

Öncelikle şunun altını çizeyim; çocuklarla felsefeden bahsettik, ama P4C metodolojisini yetişkin topluluklarla, ebeveynlerle de uyguluyoruz. Azami bir yaş sınırı söz konusu değil.

Peki hangi yaşlara kadar inilebiliyor?

Çocuk doğasının en güçlü yönlerinden biri merak. Bir gün içinde sorabildikleri soru sayısını düşün. Bir de soruları. Çünkü kendi varoluşlarını anlamlandırmaya, dünyayı, yaşamı kavramaya çalışıyorlar. Bunu doğuştan gelen bir soru sorma potansiyeliyle yapıyorlar.

Ne yazık ki merakımızı, keşfetme arzumuzu günden güne kaybediyoruz. Soru sorma zekamız gittikçe küçülüyor. Bu potansiyeli canlı tutmak ve daha da geliştirebilmek için henüz erken çocukluk döneminde çocukları felsefeyle tanıştırmak çok değerli.

Mesela, şu anda 4-5 yaşındaki çocuklarla çevrim içi olarak üç aydır yürüttüğüm bir atölye grubum var. Beni şaşkına çevirmedikleri tek bir atölye saati olmadı diyebilirim.

Elbette ki, kavramları bizler gibi adlandıramıyorlar ama kavramlar üzerinde düşünüyor, bal gibi felsefe yapıyorlar. Üstelik soruşturan topluluk olmanın gerektirdiği özenli ve işbirlikçi düşünme becerileri son derece gelişkin şekilde.

P4C

by Hazal Elif CAF

Çocuklar için felsefe eğitiminin sosyal, duygusal ve bilişsel alanda nasıl bir etkisi oluyor?

Bu pedagojinin, o kadar çok kazanımı var ki. Pek çok eğitim sisteminde çoğunlukla tek taraflı, yoğun bir bilgi aktarımı var çocuklara. Özellikle şu günlerde, çevrim içi eğitime geçişle bu çok daha yoğun.

Çocuklar, sınırsız bellek kapasitesine sahip bir kayıt cihazı gibi gelen veriyi depolamaya çalışıyorlar. Gitgide çocukların az önce bahsettiğim merak etme, soru sorma, sorgulama potansiyelleri ne yazık ki körelmeye başlıyor. Bu da kendi adıma çocuklarım için en son isteyeceğim şeylerden biri.

Örneğin, atölyelerde soruşturmaya başlamadan önce çocuklara bazen ısınma egzersizleri yaptırıyorum. 8-11 yaş grubundan bahsediyorum. Neden sonuç bağı içeren bir cümle kuruyorum. Mesela, sabah uyuya kaldığım için okula geç kaldım; okula geç kaldığım için kahvaltımı iyi yapamadım, gibi. Herkes bu zinciri nedensellik bağıyla sürdürüyor. Ne kadar basit görünüyor, değil mi?

Bazen bunu ilk kez deneyimleyen çocuklar kalakalıyorlar. Çünkü alışık oldukları şey, hazır bilgiyi depolama ve istendiğinde geri aktarma. Hayal etme, yaratıcı düşünme, mantıksal akıl yürütme konusunda ne kadar alana sahipler ki?

Felsefi soruşturmalar, çok önemli kazanımlar sağlıyor.

  • Çocuklar başka fikirleri dinlemeyi, bu fikirlere saygıyla, önyargısız biçimde yaklaşmayı, esnek ve çok yönlü düşünmeyi, kendi fikirlerini özgürce ifade etmeyi öğreniyorlar.
  • Problem çözme, varsayımları tespit edebilme, argümanları gerekçelendirebilme becerileri gelişiyor.
  • İletişim becerileri kuvvetleniyor. Kendilerini ifade etme konusunda daha istekli ve özgüvenli oluyorlar.
  • Kavram bilgileri artıyor. Konsantrasyon süreleri uzuyor. Çünkü bir atölye süresi boyunca soruşturmaya odaklanıyorlar.
  • Felsefe atölyelerinin, dürtüsel davranışların kontrolüne de faydası var. Çocuklar, söz kesmemeyi, arkadaşlarını dinlemeyi, arkadaşlarının düşünme süreci için gerekli özen ortamını sağlamayı öğreniyorlar.
  • Dinleme becerisi, benim çok önemsediğim konulardan biri. Çünkü iletişim becerilerimizin en zayıf halkalarından biri karşımızdakini dinleyemememiz bence. Bu, ikili ilişkilerimizde başlayan, yaşadıpımız toplumun tamamına yayılan dev bir probleme dönüşüyor.
  • Tüm bunlarla birlikte, bir yıllık bir sürecin sonunda okul başarısına yansıyan olumlu sonuçlardan, bilişsel puanlarda artıştan da bahsediyoruz.
  • P4C’yi müfredatına alan okullarda akran zorbalığının gerilediği gözlemlenmiş.
  • Matematik puanlarında, genel akademik başarıda artış tespit edilmiş.

Ne çok şey saydım değil mi? Rahatlıkla bu saydıklarımı kendi atölyelerimde deneyimlediğimi söyleyebilirim.

Son olarak, şunu da eklemek istiyorum. Bu atölyelerin çocukların dil becerisine katkısı da büyük. Özellikle günümüz çocuklarının ekranla münasebetini dikkate aldığımızda, dil becerilerini geliştirmek bakımından alanlarının görece kısıtlı olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Pek çok farklı ülkeden öğrencim var. Birçoğu anadillerini çok sınırlı bir çerçevede kullanıyorlar. Bu yönüyle, ana dilde nitelikli bir diyalog ortamı da çok değerli. Mesela, beş ay önce düşüncesini anadilinde topluluğa aktarmakta büyük zorluk yaşayan bir öğrencim, şu anda bambaşka bir noktada.

Atölyenin içeriğinden bahseder misin?

Çocuklarla her hafta soruşturma uyaranı olarak kullandığım bir hikaye, fıkra, animasyon veya görsel paylaşıyorum. Çoklukla çocuk kitaplarından faydalanıyorum. Bu anlamda kitaplar çok zengin bir kaynak, ama altını çizeyim, bu bir kitap okuma etkinliği değil. Kitaplar sadece bir araç.

Her kitap da felsefi soruşturmaya kaynaklık edemiyor. Felsefi çatışmayı bulmak lazım. Soruşturmaya, o hafta paylaşmış olduğum uyarana ait bir soru ile başlıyorum.

Ardından artık yavaş yavaş uyarandan ayrılıyor ve çocukları sorularla o hafta soruşturmayı planladığım kavramlara doğru çekiyorum. İyi bir kolaylaştırıcı olmak, iyi bir hazırlık yapmayı, bu hazırlığa sadık kalmayı, ama aynı zamanda akışın tadını da çıkarmayı gerektiriyor.

Atölye sonrasında nasıl geri dönüşler alıyorsun?

Her zaman bir deneme dersi öneriyorum. Bazen çocuklar sanki daha önce defalarca deneyimlemişçesine, soruşturmaya aktif şekilde katılıyorlar. Bazen onlara öyle değişik geliyor ki, ne olduğunu, orada ne yapıldığını anlamaya çalışıyorlar.

Deneme dersinden sonra çocukların çok yüksek oranda atölyeye devam etmek istediklerini söyleyebilirim. Tabii, bu atölyelerin kazanımlarının bilincinde olan ebeveynlerin destekleyici tutumları da çok değerli. Benim için olmazsa olmaz olan tek şey, çocukların atölyede mutlu olmaları. Kazanımlar zaten bir şekilde kendiliğinden geliyor.

Velilerimle ortalama dört haftada bir ölçme değerlendirme görüşmesi yapıyorum. Bu görüşmelerde çok güzel geri bildirimler alıyorum. Çocukların mutlu olduklarını duymak bunların en değerlisi.

Beni hayatta bu kadar tatmin eden az şey vardır herhalde. Bazı öğrencilerimin kitaplara ilgisi artmış; bazıları ise evde, aileleriyle birlikte küçük soruşturmalar yapıyorlarmış.

Öğretmenlerden gelen geri bildirimler de oluyor. Tabii felsefe soruşturmalarının etkilerinin okula kadar yansıması, görece kısa zamanda üstelik, müthiş.

Öğretmenler, çocukların derse katılımındaki, kendilerini ifade etme biçimindeki değişimi yakalıyor. Öğretmenlerden, hayatınızda değişen bir şey var mı sorusu geliyor. Ne kadar somut, ne kadar elle tutulur bir sonuç… Bu noktada, elbette ki dileğim, bu pedagojinin her yere, herkese, tüm çocuklarımıza ulaşması. Okullarımızda müfredata dahil edilmesi. Öğretmenlerimizce okullarda uygulanması.

Son olarak, çocuklar için felsefe konusunu merak eden ebeveynlere neler önerirsin ?

Her şeyden önce ebeveynlere, felsefi diyalog pratiğini gündelik yaşamlarına dahil etmelerini öneriyorum. Felsefi diyalog deyince, hemen bir çekimserlik oluşabiliyor. Halbuki oluşmasın.

Çocukların bütün sorularına yanıt olmak yerine, sence? sen ne düşünüyorsun? diye sorabiliriz. Bu inan ki, birçok durumda bizi de rahatlatır. Bu sayede çocuklarımızın aslında o soruyu sormadan, çoktan üzerinde düşündüğü yanıtları ya da başka bir kaynaktan, belki de güvenilmez bir kaynaktan edindiği bilgileri öğrenme fırsatını yakalamış oluruz.

Her şeyin doğru, tek bir yanıtı var mı ayrıca? Yine örneğin, bir film izlerken, bir masal kitabı okurken, sence neden böyle davrandı, sence bu neden böyle oldu gibi son derece basit sorularla çok keyifli bir diyalog akışı başlatabiliriz. Önemli olan, çocukları düşünmeye sevk etmek. Keyifli kısmı da, birlikte düşünmek.

Ebeveynler için Jana Mohr Lone’nin Filozof Çocuk kitabını öneririm. Bu kitap, ebeveynlere  çocuklarla diyalog yöntemini geliştirmek için kılavuzluk edebilecek bir kitap.

Ebeveynler, farklı yaş grupları için kitap önerilerini, soruşturmalarda yararalandığım kitapları, soru örneklerini paylaştığım minik.minik.felsefe instagram hesabımı da takip edebilirler.

Yazıdaki tüm illüstrasyonlar Hazal Elif Caf tarafından yapılmıştır

aysaa

Related Posts

Cito (Toets) Sınavında Yer Alan Terimler

Cito (Toets) Sınavında Yer Alan Terimler

Sinter vs Santa

Sinter vs Santa

How to Manage Your Mindset For Leadership

How to Manage Your Mindset For Leadership

Havai Fişek Ve Yeni Yıl

Havai Fişek Ve Yeni Yıl

No Comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir