Bir çocuğa “Sana okul çıkmadı” nasıl söylenir?
Bu sorunun cevabını arayan 35 aile var. Hollanda’da, Eindhoven’da yaşanan ortaokul krizi; süreci bizzat yaşayan velilerin gözünden bakıldığında çok daha derin, çok daha çarpıcı bir tabloyu ortaya koyuyor.
Görüştüğüm velilerden biri Beste Ertürk Sönmez. Kızının ortaokula geçiş sürecini anlatırken, aslında yalnızca kendi hikâyesini değil, bir sistemin duvarlarına çarpıp dağıldığı anı da aktarıyor
Eindhoven-Kempenland bölgesinde ortaokul başvuruları, LDOS adlı ortak bir sistem üzerinden yürütülüyor.
Bölgedeki tüm ortaokullar bu sisteme dahil; her okul yıl başında kaç öğrenci alabileceğini bildiriyor. Aileler 31 Mart’a kadar dört okul arasından en fazla beş tercih sıralıyor.
Sonra sistem devreye giriyor: Boston algoritması adı verilen bir yöntemle tüm tercihler eşleştiriliyor ve her çocuğa bir okul atanıyor.
Kısacası: okullar kontenjanını açıklıyor, aileler tercihlerini giriyor, algoritma kararı veriyor.
Teoride adil görünen bir sistem. Herkes aynı kurallara tabi, herkes aynı havuzda.
Matematik her zaman toplumun vicdanıyla aynı dili konuşmuyor. Akademik çevreleri ikiye bölen Boston Algoritması, Amsterdam tarafından 2015 yılında ‘adaletsiz’ bulunarak terk edilmişti.
Şehir, o dönem daha şeffaf bir mekanizmayı tercih ederek bir yol ayrımına gitti. Eindhoven’da yaşananlar ise bu teknik tartışmanın neden hayati olduğunu bir kez daha yüzümüze vuruyor: Teoride hatasız işleyen bir algoritma, pek çok ailenin hayatında derin bir belirsizliğin adı olabiliyor
“Ah, çocuğunuz çok şanssızmış”
Sonuçlar 2 Nisan’da açıklanıyor. Başvurular 31 Mart’ta tamamlanmış, Sönmez ailesi dört okul arasından beş tercih sıralamış.
Sonuçların saat 15.30’da duyurulması beklenirken telefon daha erken çalıyor. Arayan, ilk tercih ettikleri okul.
Söylenen cümle kısa:
“Ah, çocuğunuz çok şanssızmış, üzgünüz.”
Sönmez o anı şöyle aktarıyor:
“Çok büyük bir şok yaşadık. Çocuğumuza bunu nasıl anlatacağımızı bilemedik.”
Aile, kızlarının okuluna gidip öğretmeniyle birlikte durumu anlatmaya çalışıyor. Çünkü bu sadece bir yerleştirme sonucu değil; bir çocuğun ilk büyük hayal kırıklıklarından biri.

Eindhoven Ortaokul Krizinde Beş Tercih Yetmedi
Sönmez’in kızının hiçbir tercihe yerleşemediği ortaya çıkıyor.
Aynı gün aileye, kontenjanı müsait olan okulların listesi iletiliyor. 14 Nisan’a kadar bu okulları gezmeleri ve üç yeni tercih yapmaları isteniyor.
Ama belirsizlik burada da bitmiyor.
Eindhoven içinde seçenek son derece kısıtlı: listede yalnızca dört okul var. Üstelik bu okullar için de kesin yer garantisi bulunmuyor; talep fazla olursa yeniden kura yapılabileceği belirtiliyor.
Sönmez durumu şöyle özetliyor:
“Sanki bu durum bizim suçumuzmuş gibi davranıldı. ‘Kalanlar bunlar’ denildi. Kimse sorumluluk almak istemiyor.”
Aileler Kendi Aralarında Çözüm Arıyor
Benzer durumda olan aileler bir WhatsApp grubunda bir araya gelmiş. Ne yapabileceklerini tartışıyor, birbirlerine destek olmaya çalışıyorlar. Gerekirse hukuki yollara başvurmayı düşünenler de var.
Ama en çok konuşulan konu şu: kimse onları karşısına alıp topluca dinlemiyor.
Sönmez’e göre yetkililer bireysel görüşmeleri kabul ediyor; ancak ailelerin birlikte seslerini duyurabileceği bir zemin oluşturulmuyor.
Hiçbir okula yerleşemeyen öğrenci sayısı 35. Bu grubun büyük bölümü, yaklaşık 30 kişi, vwo tavsiyesi almış öğrencilerden oluşuyor.
Bu tablo, meselenin yalnızca bireysel değil, yapısal bir sorun olduğuna işaret ediyor.
Asıl Soru
Kâğıt üzerinde sistem işliyor olabilir. Ama bazı çocuklar hâlâ “Hangi okula gideceğim?” sorusunun yanıtını bekliyor.
Geriye şu soru kalıyor:
Bir sistem herkesi kapsamak için kuruluyorsa, dışarıda kalan çocuklar ne olacak?
RSV PVO’ya yorum talebinde bulunuldu, yanıt bekleniyor.
Bu yazı, süreci bizzat yaşayan bir velinin aktarımına dayanmaktadır.



