Geçtiğimiz günlerde Hollanda’da teori sınavından 24 kez kalan bir gencin hikayesi gündem oldu. Bu olay, Hollanda’da ehliyet almanın zorluğunu ve adayların yaşadığı sınav kaygısını yeniden tartışmaya açtı.
Peki 24 kez başarısız olmak normal mi? Yoğun sınav stresi yaşayan adaylar için nasıl bir destek sunuluyor? Hollanda’da başarısızlık korkusu yaşayanların katılabildiği özel direksiyon sınavı nasıl işliyor?
Bu soruları ve ehliyet sürecinde en sık yapılan hataları, Autorijschool Meerhoven’da sürücü eğitmeni olarak çalışan Filiz Demir’e sordum.
Sizi tanımayanlar için, hikayeniz nerede başlıyor? Kaç yıldır direksiyon eğitmenliği yapıyorsunuz ve bu mesleğe nasıl başladınız?
Ben Filiz Demir; Rotterdam doğumlu, evli ve 2 çocuk annesiyim. Yaklaşık 4 yıldır büyük bir keyifle sürücü eğitmeni olarak çalışıyorum. Fontys Venlo University of Applied Sciences mezunuyum.
25 yıl uluslararası büyük bir moda şirketinde çalıştıktan sonra hayatımda daha stressiz, sakin bir yaşam arayışına girdim. Eşimin zaten sürücü kursu okulu vardı Autorijschool Meerhoven ve bu mesleğe böylece adım attım. Hayatımda verdiğim en doğru kararlardan biri oldu.

Geçtiğimiz günlerde teoriden 24 kez kalan bir gencin hikayesi gündem oldu. 24 kez kalmak size göre normal mi, yoksa sistemde bir sorun olduğunun işareti mi?
24 kez başarısız olmak elbette alışılmış bir durum değil. Ancak bunun tek başına sistemin hatalı olduğunu gösterdiğini de düşünmüyorum. Her öğrencinin öğrenme hızı, eğitim seviyesi ve sınav stresiyle başa çıkma şekli farklıdır. Bazı adaylar teoriyi çok hızlı kavrarken, bazıları daha fazla zamana ve desteğe ihtiyaç duyabiliyor.
Öte yandan, bu kadar çok başarısızlık yaşanıyorsa adayın öğrenme süreci, aldığı eğitim veya sınava hazırlık yöntemi de gözden geçirilmelidir. Sistem, trafikte güvenliği sağlamak için belirli bir bilgi seviyesini ölçmek zorundadır. Bu nedenle sınavın zor olması değil, adayın eksik olduğu noktaların doğru şekilde tespit edilip desteklenmesi önemlidir.
Benim görüşüme göre burada asıl mesele sistemden çok, adayın ihtiyaçlarına uygun rehberlik ve eğitim alıp almadığıdır.
Başarısızlık korkusu olanların girdiği özel sınava nasıl yönlendiriyorsunuz?
Hollanda’da başarısızlık korkusu veya yoğun sınav kaygısı yaşayan adaylar için özel bir direksiyon sınavı bulunuyor. Eğer bir öğrencimizin bu tür bir kaygısı olduğunu fark edersek, öncelikle bunun hakkında konuşuyor ve bu sınavın kendisi için uygun olup olmadığını birlikte değerlendiriyoruz.
Bu özel sınavın normal sınavdan farkı, sınav görevlisinin sınav kaygısı konusunda eğitimli olması ve adaya daha sakin bir ortam sunmasıdır. Sınav biraz daha uzun sürer, adayın çok heyecanlandığı anlarda kısa bir mola verilebilir (time-out) ve sınav süreci daha anlaşılır şekilde açıklanır. Ancak değerlendirme kriterleri aynıdır; yani adayın yine güvenli ve kurallara uygun araç kullanması beklenir.
Bizde bu süreçte öğrencimizi hem psikolojik olarak destekliyor hem de ekstra pratik yaptırarak özgüvenini artırmaya çalışıyoruz. Amacımız sadece sınavı geçmesi değil, trafikte kendine güvenen ve güvenli bir sürücü olmasıdır.
Hollanda’da ehliyet almak gerçekten zor mu, yoksa insanlar sınavı hafife mi alıyor?
Hollanda’da ehliyet almak birçok ülkeye kıyasla daha ciddi ve kapsamlı bir süreçtir. Bu nedenle bazı kişiler sınavları zor olarak değerlendirebiliyor. Ancak ben bunun sadece zorlukla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Bazı adaylar teorik ve pratik sınavlara yeterince hazırlanmadan giriyor veya sınavın ciddiyetini tam olarak kavrayamıyor.
Trafik güvenliği Hollanda’da büyük önem taşıyor ve sınavlar da sürücülerin gerçekten hazır olup olmadığını ölçmeyi amaçlıyor. İyi hazırlanan, düzenli çalışan ve gerekli eğitimi alan adayların başarılı olma şansı oldukça yüksektir. Bu nedenle mesele sadece sınavın zorluğu değil, aynı zamanda adayın hazırlık düzeyi ve yaklaşımıdır.
Bugün ehliyet almak isteyenlerin yaptığı en büyük hata ne?
Bence bugün ehliyet almak isteyenlerin yaptığı en büyük hata, süreci hafife almak. Özellikle gençler bazen teorik ve pratik sınavı sadece geçilmesi gereken bir engel olarak görüyor. Oysa amaç sadece ehliyet almak değil, trafikte güvenli ve sorumluluk sahibi bir sürücü olmaktır.
Bir diğer önemli hata ise yeterince hazırlanmadan sınava girmek. Bazı adaylar daha fazla pratik yapmaları veya teorik bilgilerini geliştirmeleri gerektiği hâlde acele ederek sınava girmek istiyor. Bu da hem başarısızlık riskini artırıyor hem de motivasyon kaybına neden olabiliyor.
Ben her zaman öğrencilerime, ehliyetin bir belge değil, büyük bir sorumluluk olduğunu söylüyorum. Sürece sabırla ve ciddiyetle yaklaşan adaylar genellikle daha başarılı oluyor ve kesinlikle hazır olmayan öğrencime sınav başvurusu yapmıyorum.
Teori sınavında adayların en çok zorlandığı konu ne?
Teori sınavında adayların en çok zorlandığı konuların başında trafik öncelikleri ve tehlike algılama geliyor. Özellikle farklı trafik durumlarında kimin geçiş hakkına sahip olduğunu doğru değerlendirmek birçok aday için kolay olmuyor.
Bunun yanı sıra, kuralları ezberlemek yerine mantığını anlamak da çok önemli. Sınav sadece bilgi ölçmüyor; adayın trafikte karşılaşabileceği durumları doğru yorumlayıp yorumlayamayacağını da değerlendiriyor. Bu nedenle bazı adaylar soruları okuduklarında tereddüt yaşayabiliyor.
Ben öğrencilerime her zaman kuralları ezberlemekten çok, neden o kuralın var olduğunu anlamalarını tavsiye ediyorum. Mantığı kavrayan adaylar hem teoride hem de daha sonra trafikte çok daha başarılı oluyor.
İyi araç kullanan birinin bile sınavdan kalmasına neden olan en yaygın hata nedir?
Sınav sırasında güvenliği yeterince görünür şekilde göstermemesidir. Aday günlük hayatta aracı rahat ve kontrollü kullanıyor olabilir; ancak sınavda değerlendirilen sadece aracın kontrolü değil, aynı zamanda trafiği ne kadar iyi gözlemlediği ve riskleri ne kadar doğru yönettiğidir.
Örneğin aynaları yeterince kontrol etmemek, omuz kontrolünü (kör nokta kontrolü) unutmak, kavşaklarda öncelik kurallarını doğru uygulamamak veya sınav heyecanıyla küçük ama önemli hatalar yapmak adayın başarısız olmasına neden olabilir.
Bu yüzden ben öğrencilerime her zaman şunu söylüyorum: Sınavda önemli olan sadece iyi araç kullanmak değil, güvenli ve bilinçli bir sürücü olduğunuzu gösterebilmektir.
Türkiye’de veya başka bir ülkede yıllardır araba kullanan biri, hiçbir hazırlık yapmadan Hollanda direksiyon sınavına girse geçebilir mi?
Bu kişinin sürüş tecrübesine bağlı olsa da, çoğu durumda hazırlık yapmadan Hollanda direksiyon sınavını geçmesi kolay olmaz. Çünkü sınav sadece araç kullanma becerisini değil, Hollanda’daki trafik kurallarına uyumu, güvenli sürüş alışkanlıklarını ve trafiğe bakış açısını da değerlendiriyor.
Yıllardır araç kullanıyor olmak elbette büyük bir avantajdır. Ancak her ülkenin trafik kültürü, kuralları ve sınav beklentileri farklıdır. Özellikle bisikletlilerin yoğun olduğu trafik düzeni, öncelik kuralları, kör nokta kontrolleri ve savunmacı sürüş anlayışı Hollanda’da çok önemlidir.
Bu nedenle başka bir ülkede deneyimli bir sürücünün bile sınava girmeden önce Hollanda sistemine uyum sağlaması ve birkaç ders alarak beklentileri öğrenmesi faydalı olur. Tecrübe önemlidir, ancak sınavda başarı için yerel kuralları ve değerlendirme kriterlerini de bilmek gerekir.
Almanya’da ehliyet sistemini kolaylaştırma ve maliyetleri düşürme yönünde adımlar konuşuluyor. Sizce Hollanda’da da benzer değişikliklere ihtiyaç var mı?
Hollanda’da ehliyet sistemi zaten oldukça yapılandırılmış ve trafik güvenliğini ön planda tutan bir sistem. Bu nedenle temel yaklaşımın kolaylaştırmaktan ziyade kaliteyi ve güvenliği korumak üzerinde olması gerektiğini düşünüyorum.
Elbette maliyetler ve eğitim sürecinin uzunluğu zaman zaman tartışma konusu olabiliyor. Bazı adaylar için süreç hem finansal hem de zaman açısından zorlayıcı olabiliyor. Bu noktada daha verimli eğitim yöntemleri, dijital destekler veya gereksiz tekrarları azaltan uygulamalar değerlendirilebilir.
Ancak sınavların basitleştirilmesi veya standartların düşürülmesi trafik güvenliği açısından risk oluşturabilir. Hollanda’daki yoğun bisiklet trafiği ve karmaşık şehir içi yapılar düşünüldüğünde, sürücülerin iyi hazırlanmış olması çok önemli.
Bence burada hedef, sistemi kolaylaştırmak değil; daha erişilebilir ama aynı zamanda yüksek güvenlik standardını koruyan bir denge kurmak olmalı.

Yarın ehliyet sınavına girecek birine tek bir tavsiye verecek olsanız ne söylerdiniz?
Tek bir tavsiye verecek olsam şunu söylerdim: Sakin kal ve güvenliği her şeyin önüne koy.
Sınavda acele etmek, heyecanla küçük detayları atlamak genelde hata yaptırır. O yüzden ne yaptığını bilinçli şekilde göster, öngörülü ol, aynalarını kontrol et, trafik kurallarını uyguladığını görünür kıl ve kararlarını acele etmeden ver.
Unutma, sınav görevlisi senden mükemmel sürüş değil, güvenli ve bilinçli bir sürüş bekliyor.
Bugüne kadar öğrencileriniz arasında sizi en çok şaşırtan ehliyet hikayesi neydi?
Yıllar içinde birçok farklı hikâyeyle karşılaştım ama en çok şaşırdığım durum, defalarca başarısız olup neredeyse umudunu kaybetmiş bir öğrencimin sonunda çok kısa bir sürede hem teoriyi hem de direksiyon sınavını geçmesiydi.
Başta oldukça stresliydi ve kendine güveni zayıftı. Ancak birlikte özellikle hatalarının nedenlerini analiz edip üzerine gittik ve odaklı bir çalışma yaptık. Bir noktadan sonra “Yapamıyorum” düşüncesinin yerini “Nasıl daha iyi yaparım?” yaklaşımına bıraktı. En sonunda sınavı geçtiğinde sadece bir belge almamıştı; aslında kendine olan inancını da yeniden kazanmıştı. Bu tür anlar mesleğin en motive edici tarafı oluyor.
Bir başka örnek ise, yıllardır hiç araç kullanmamış ve oldukça geç yaşta eğitime başlayan bir öğrencimdi. Başta direksiyona oturmak bile onun için büyük bir stres kaynağıydı. Özellikle şehir içi trafiği ve yoğun kavşaklar onu çok zorluyordu.
Ancak düzenli derslerle birlikte yavaş yavaş özgüveni arttı. En çok üzerinde durduğumuz şey panik yapmadan karar verebilmek ve trafiği önceden okuyabilmekti. Bir süre sonra artık sadece kuralları uygulayan değil, trafikte daha öngörülü hareket eden bir sürücü hâline geldi.
Sınavı geçtiğinde en dikkat çekici şey, başlangıçtaki tedirgin hâlinden tamamen uzaklaşmış olmasıydı. Bu da doğru yönlendirme ve sabırlı çalışmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.
Bu güzel röportaj için teşekkür ederim. Sürücü eğitimi ve trafik güvenliği üzerine konuşmak her zaman benim için değerli. Umarım paylaştıklarımız, ehliyet almak isteyen adaylara da fayda sağlar ve onlara yol gösterir.



