Son dönemde dikkat çeken bir gelişme var: Hollanda’daki sığınmacıların bir kısmı kendi istekleriyle ülkeyi terk ediyor.
Evet, kulağa şaşırtıcı geliyor. Çünkü hepimizin bildiği tablo farklı: insanlar aylarca, yıllarca uğraşıyor; savaşlardan kaçıyor; daha iyi bir hayatın peşine düşüyor. Ve hedef genelde Batı Avrupa. Ama işte, hayat bekledikleri gibi çıkmıyor.
Sebep ne?
Haberler diyor ki:
- Bekleme süreleri çok uzun. İlti̇ca başvurusu yapanlar aylarca, bazen yıllarca karar bekliyor.
- Aile birleşimi çok zor. Sevdiklerini yanlarına getiremeyenler için hayat eksik kalıyor.
- Belirsizlik yıpratıyor. Bir gelecek kurmak isterken “Acaba kalabilecek miyim?” sorusu hayatlarının merkezine oturuyor.
- Ve elbette: başka ülkelerde daha hızlı, daha umut verici bir süreç bulacaklarına inanıyorlar.
Aslında mesele sadece göç politikaları değil. Bu insanların hikâyelerine baktığınızda, kararlarının arkasında çok insani gerekçeler var: güvenlik, gelecek, çocuklarının eğitimi…
Veriler Ne Diyor?
Hollanda’dan 2024’te ayrılan yaklaşık 5.990 kişi resmi kayıtlara geçti.
- 3.710 kişi kendi ülkesine geri döndü.
- 1.740 kişi Avrupa’daki başka bir ülkeye yöneldi; çoğu Dublin Anlaşması kapsamında ilk kayıt oldukları ülkeye aktarıldı.
- 540 kişi ise “başka ülke” kategorisinde görünüyor büyük ihtimalle Avrupa dışınanda bir ülkeye göç ettiler.
Kısacası, şartlar ağırlaştığında bavullar yeniden toplanıyor. Bu da gösteriyor ki göç, tek yönlü bir yolculuk değil; bazen geri dönüş, bazen de yeni bir başlangıç.
Uganda Hamlesi
Ve şimdi işin en tartışmalı kısmı: Hollanda ile Uganda arasında imzalanan “niyet mektubu”.
Bu plana göre, Hollanda’da başvurusu reddedilen ve doğrudan kendi ülkesine gönderilemeyen kişiler, geçici olarak Uganda’ya transfer edilecek. Orada bir geri dönüş merkezi kurulması planlanıyor. Amaç, bu kişilerin daha sonra menşe ülkelerine dönmelerini kolaylaştırmak.
Hükümet bunu küçük ölçekli bir pilot proje olarak tanımlıyor. Ancak tartışmalar büyük:
- İnsan hakları endişeleri yüksek sesle dile getiriliyor. Uganda’nın hak ihlalleri sicili, özellikle LGBTİ bireyler için tehlikeli bir zemin yaratabileceği söyleniyor.
- Yasal ve etik sorular da havada: Bu insanlar orada ne kadar süre kalacak? Hangi şartlarda yaşayacaklar? Geri dönüş gerçekten “gönüllü” mü olacak?
Kısacası, Hollanda’nın göç sorununu çözmek için bulduğu yeni yöntem, beraberinde yeni tartışmaları da getiriyor.



